Hukuki El Atma İle Fiili El Atma Arasındaki Fark

2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamı içinde veya özel kanunlardaki hükümlere uyularak bir kamulaştırma işlemi yapılmamış veya kamulaştırma işlemine başlanılmakla beraber tamamlanmamış olmasına rağmen, idare el koyarak bir taşınmaz mal üzerinde tesis veya bina yapar yahut o taşınmaz malı kamu yararına yönelik bir hizmete tahsis ederek mal sahibinin dilediği gibi kullanma hakkına karşı herhangi bir girişimde bulunursa, kamulaştırmasız el koyma söz konusudur.

Kamulaştırmasız el atmanın bir türü olan hukuki el atma, imar planları kapsamında bir kamu ihtiyacına tahsis edilerek malikin tasarruf hakkının kısıtlandığı durumlarda söz konusudur.

İmar uygulaması esnasında plan kapsamına giren kadastro parsellerinden Düzenleme Ortaklık Payı adı altında bir kesinti yapılmaktadır. Plan alanında bulunan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilköğretim okulları, ibadethane, karakol, yol, meydan, yeşil alan gibi umumi hizmetler için yapılan bu kesinti tescile tabi değildir. 3194 Sayılı İmar Kanunu’nun 18.maddesi gereğince yapılan bu kesinti düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırkını geçemez.

Bunun yanında düzenlemeye giren alanda kamu hizmetlerinin yürütülmesi için ihtiyaç duyulan, hastane, kreş, belediye hizmet veya diğer resmi tesisler için de parseller oluşturulmaktadır. Bu parseller, uygulamaya tabi tutulan tüm parsellerden, yüzölçümleri oranında hisselendirme yoluyla oluşturulmaktadır. Kamu Ortaklık Payı adı verilen bu parsellerde maliklerin tasarruf hakkı kısıtlanmış olup, kamu hizmeti ihtiyacına tahsis edilen idarece kamulaştırılana kadar malikin mülkiyetinde kalmaya devam etmektedir.

Kısacası fiilen el atılmamakla beraber, kamu yararına yönelik bir hizmete tahsis edilerek malikin tasarruf hakkı kısıtlanan durumlarda hukuki el atma söz konusudur.

Av. Bahadır ÖZTÜRK